Her son aynı olmalıydı,
beklentisiz bir baslangıcmıscasına.
Ben hep sorular sorsaydım
ve sen hep basını sallasaydın.
Tüm tarih yeniden yazılsaydı.
Gözbebegimin önünde birikmeden.
Ve oyun oynasaydık.
Sen Mickey olsaydın, ben de Mallory.
Dogustan katil olup,
en masum halleriyle ölenlerden...
Ve keske biraz daha mücadele etseydin;
gözlerimi kapatıp ıssız ormanları,
derin denizleri düşlememem icin.
Aslında biraz da yalnızlastırmama adına...
Tek basına uyumamak icin;
gökyüzüne yükselmemek gerektigini
kabullenseydik önceleri.
Gecmis sularla kaplıysa simdi,
ve agaclarla örtülmüsse üzeri
ne beklenebilir ki...
Bu son bize yakısmamalıydı,
her baslangıcı beklercesine.
İkimiz bilmeliydik belki de,
bize yakısmayan olagan sonları...
31 Mart 2011 Perşembe
30 Mart 2011 Çarşamba
Bitirilmis
Bu bitti!
Bitirildi, bitirdik.
Yok olmak üzere...
Ve son gün;
Balkabaginin icine saklamistim yüzümü.
Sihirli lambanin icine sikistirmistim sesimi.
Bugulandi, kisildi.
Bu bitti!
Tükendi, tükettik.
Var olmamak üzere...
Ve ilk gün;
Menekselerden tac yapmistim saclarima.
Gökkusagina ulastirmistim bedenimi.
Döküldü, kirlendi.
Ne yazik ki bitti.
Bitirildi, bitirdik.
Yok olmak üzere...
Ve son gün;
Balkabaginin icine saklamistim yüzümü.
Sihirli lambanin icine sikistirmistim sesimi.
Bugulandi, kisildi.
Bu bitti!
Tükendi, tükettik.
Var olmamak üzere...
Ve ilk gün;
Menekselerden tac yapmistim saclarima.
Gökkusagina ulastirmistim bedenimi.
Döküldü, kirlendi.
Ne yazik ki bitti.
29 Mart 2011 Salı
Düsünmeksizin "Biz"
Zamanda hüznü aradım bugün
Günesi verdi, yıldızları da.
Bilmedigim birsey dilemek istedim;
düsünmeksizin.
Aydınlıkta ve karanlıkta.
Sabah olunca,
tüm sarılıslarımız özlemlesti.
Peki ya gecede?
"Biz" olmayı denedim bazen yalnızca.
Kendime sarıldım; saklandım da.
Zaman haksızdı belki de,
denizin kollarına iterken.
Sarhos döndüm maviliklerden oysa.
Sarkılarda ögrenmeye calıstım,
sözcükleri haklı cıkararak
ve kendimi inandırarak...
Soyutlayınca zamandan kendimi
"Biz" olmaya baslayınca bedenler,
yorgun denizin köpükleri gözlerimde birikiyor.
Gece olunca ögreniyorum tekrar;
Zaman bizi ayırmaya calıstı.
Ya da biz zamandan ayrılmıstık coktan.
Tüm dileklerden önce.
"Biz" olmadan önce.
Günesi verdi, yıldızları da.
Bilmedigim birsey dilemek istedim;
düsünmeksizin.
Aydınlıkta ve karanlıkta.
Sabah olunca,
tüm sarılıslarımız özlemlesti.
Peki ya gecede?
"Biz" olmayı denedim bazen yalnızca.
Kendime sarıldım; saklandım da.
Zaman haksızdı belki de,
denizin kollarına iterken.
Sarhos döndüm maviliklerden oysa.
Sarkılarda ögrenmeye calıstım,
sözcükleri haklı cıkararak
ve kendimi inandırarak...
Soyutlayınca zamandan kendimi
"Biz" olmaya baslayınca bedenler,
yorgun denizin köpükleri gözlerimde birikiyor.
Gece olunca ögreniyorum tekrar;
Zaman bizi ayırmaya calıstı.
Ya da biz zamandan ayrılmıstık coktan.
Tüm dileklerden önce.
"Biz" olmadan önce.
9 Mart 2011 Çarşamba
Cohen sahidimizdi
O bakislar sahte olmamaliydi
ve duyduklarim
inanmak istemediklerimle.
Cohen sahidimizdi;
danslarin en guzeline hikayenin sonundaki.
Ve simdi kalan
bikac sarki ve
dusunmek istemediklerim.
Görebilmek icin yüzünü,
sarabin tatsiz haliyle birlikte.
Tekrar´lar icin neler yapilmaz ki;
söylemeye mecburum ama
Tekrar tekrar siir okumaliydin,
tekrar tekrar sarki söylemeliydin.
Gülmeliydik, sarilmaliydik yorulana kadar!
Aglamak icin kendimi zorlamaliydim,
sabah olmamacasina uyumaliydik.
Sen bi rockstar gibi hissetmeliydin
garip adam!
Bense gercekler icin cirpinan bir cocuk gibi.
Yetinmeye calissamda elimdekilerle
Kimseye soyleme cesareti gosteremesemde
Cohen sahidimizdi
danslarin en güzeli ve hikayenin sonu icin...
ve duyduklarim
inanmak istemediklerimle.
Cohen sahidimizdi;
danslarin en guzeline hikayenin sonundaki.
Ve simdi kalan
bikac sarki ve
dusunmek istemediklerim.
Görebilmek icin yüzünü,
sarabin tatsiz haliyle birlikte.
Tekrar´lar icin neler yapilmaz ki;
söylemeye mecburum ama
Tekrar tekrar siir okumaliydin,
tekrar tekrar sarki söylemeliydin.
Gülmeliydik, sarilmaliydik yorulana kadar!
Aglamak icin kendimi zorlamaliydim,
sabah olmamacasina uyumaliydik.
Sen bi rockstar gibi hissetmeliydin
garip adam!
Bense gercekler icin cirpinan bir cocuk gibi.
Yetinmeye calissamda elimdekilerle
Kimseye soyleme cesareti gosteremesemde
Cohen sahidimizdi
danslarin en güzeli ve hikayenin sonu icin...
25 Şubat 2011 Cuma
Mavi Elbise
Yalnız mı uyandın bu sabah?
Yalnızken mi gün doğuşunu düşündün?
Oysa ben mavi elbisemleydim bu sabah;
Hatırlamaya çalışarak geceyi…
Hiç bilmesek de birbirimizi,
İki çocuk yaratsak da kendimizce
Olgunmuşçasına konuşmaya çalışsak da
Emekle sevginin şüphesinden kurtulmaya çalışmayı denesek?
Farklı yollarda ve yönlerimizdeyken
Ellerinin neden soğuk oluşunu soracam,
Dudakların sıcakken…
Anımsayacağım elbet;
Ucuz şarap şişesindeki nefesimizi,
sigara dumanına yerleştirdiğimiz gözlerimizi,
Cohen’in şarkısıyla şanslı hissedişimizi…
Arzular perçinlerken sabredişimizi
Tereddütlerimiz acı verse bile gülümserken
Bekleyeceğim hazır hissedişini.
Ve şimdi;
Çocuklara anlatacaklarımız öyküleşince
Küçük oyunlarla kandıracaz birbirimizi!
Müzik hiç susmayacak,
Kanatsız gecenin dansıyla
Gün batmayacak!
Yalanlar söyleyince kendime,
Bendeki sen’i kandırmaksızın
Sen kapıya gözlerini dikeceksin,
Ben çırpınırken, sen ruhsuzmuşçasına.
Dudaklarım acıyacak “git” derken…
Belki 20, belki 30 yıl sonra
Yalnız uyandığın bir sabah
Ve ben mavi ve çiçekli elbisenin hikayesiyleyken
Geleceksin belki de sorularımın cevaplarıyla.
Evet ben;
Ben beklemiş olacağım mavi elbisenin anısıyla…
Yalnızken mi gün doğuşunu düşündün?
Oysa ben mavi elbisemleydim bu sabah;
Hatırlamaya çalışarak geceyi…
Hiç bilmesek de birbirimizi,
İki çocuk yaratsak da kendimizce
Olgunmuşçasına konuşmaya çalışsak da
Emekle sevginin şüphesinden kurtulmaya çalışmayı denesek?
Farklı yollarda ve yönlerimizdeyken
Ellerinin neden soğuk oluşunu soracam,
Dudakların sıcakken…
Anımsayacağım elbet;
Ucuz şarap şişesindeki nefesimizi,
sigara dumanına yerleştirdiğimiz gözlerimizi,
Cohen’in şarkısıyla şanslı hissedişimizi…
Arzular perçinlerken sabredişimizi
Tereddütlerimiz acı verse bile gülümserken
Bekleyeceğim hazır hissedişini.
Ve şimdi;
Çocuklara anlatacaklarımız öyküleşince
Küçük oyunlarla kandıracaz birbirimizi!
Müzik hiç susmayacak,
Kanatsız gecenin dansıyla
Gün batmayacak!
Yalanlar söyleyince kendime,
Bendeki sen’i kandırmaksızın
Sen kapıya gözlerini dikeceksin,
Ben çırpınırken, sen ruhsuzmuşçasına.
Dudaklarım acıyacak “git” derken…
Belki 20, belki 30 yıl sonra
Yalnız uyandığın bir sabah
Ve ben mavi ve çiçekli elbisenin hikayesiyleyken
Geleceksin belki de sorularımın cevaplarıyla.
Evet ben;
Ben beklemiş olacağım mavi elbisenin anısıyla…
23 Kasım 2010 Salı
Son Hissediş
Her şiirin hayata dönüş olduğunu,
Her dönüşün bir uzaklık oluşunu hissettim.
Ama şimdi hissettiğim…
Hayır hayır hiçbir şey hissetmemeliyim.
Senin istediğin bu olsa gerek?
Kırmızı ışıklar var etrafımda şimdi;
Kahve, bira, şarap…
Anlık ruh halime eşlik eden.
Ve bir de müzik
Bitmemesini dilediğim
Ama bitecek gece gibi.
Sonrasında dönecem suskunluğuma.
Sanki sen varmışçasına
Konuşmayı umacağım gölgelerle.
Zaman geçecek hep hiç aldırmadan.
Kendi kendime gülümseyeceğim;
ki hep bekleyerek…
Her cevapsızlığın hayatta tükeniş olduğunu,
Her tükenişin bir çözüm oluşunu hissedeceğim.
Ama şu an…
Sabaha ihtiyacım var,
Aydınlıkta inandığım düzene belki.
Kimbilir sana, kurabileceğimiz bi kaç cümleye.
Sessizliğin yok oluşuna, yağmurun gürültüsüne.
Bedelini bekleyen her gerçek son gibi,
Bir şeylerin başlayışına ve bitişine…
Ne yapmam gerektiğini bilmeye en çok!
Ummak ve dilemek dışında;
Asında beni hatırlamana ihtiyacım var!
Tutmaktan yorulduğum içimdekileri,
Paylaşmaya çalıştığım hafızamdakileri
Bilmek ve bilmemek arasında
Dinlemene gereksinimim var.
Dakikalar gidiyor ve ben hazır hissediyorum.
Ama neye?
Bilmiyorum…
Her dönüşün bir uzaklık oluşunu hissettim.
Ama şimdi hissettiğim…
Hayır hayır hiçbir şey hissetmemeliyim.
Senin istediğin bu olsa gerek?
Kırmızı ışıklar var etrafımda şimdi;
Kahve, bira, şarap…
Anlık ruh halime eşlik eden.
Ve bir de müzik
Bitmemesini dilediğim
Ama bitecek gece gibi.
Sonrasında dönecem suskunluğuma.
Sanki sen varmışçasına
Konuşmayı umacağım gölgelerle.
Zaman geçecek hep hiç aldırmadan.
Kendi kendime gülümseyeceğim;
ki hep bekleyerek…
Her cevapsızlığın hayatta tükeniş olduğunu,
Her tükenişin bir çözüm oluşunu hissedeceğim.
Ama şu an…
Sabaha ihtiyacım var,
Aydınlıkta inandığım düzene belki.
Kimbilir sana, kurabileceğimiz bi kaç cümleye.
Sessizliğin yok oluşuna, yağmurun gürültüsüne.
Bedelini bekleyen her gerçek son gibi,
Bir şeylerin başlayışına ve bitişine…
Ne yapmam gerektiğini bilmeye en çok!
Ummak ve dilemek dışında;
Asında beni hatırlamana ihtiyacım var!
Tutmaktan yorulduğum içimdekileri,
Paylaşmaya çalıştığım hafızamdakileri
Bilmek ve bilmemek arasında
Dinlemene gereksinimim var.
Dakikalar gidiyor ve ben hazır hissediyorum.
Ama neye?
Bilmiyorum…
10 Kasım 2010 Çarşamba
Mutlu insanlara imreneceğiz
Ve hep mutlu olmak isteyeceğiz;
Zaman çivilerken bedenleri
Yorulmaya hazırken içimizdekiler.
Ve hep melekleri bekleyeceğiz;
Gelecekleri ana kadar
Belki dilimizi mühürleyeceğiz.
Ve hep Tanrı’yı isteyeceğiz;
O kendini ispatlayana kadar
Yakararak tükeneceğiz belki de.
Çocukları göreceğiz, yaşlıları,
Geçmişi ve avutuculuğunu da.
Masallardan bir karakter seçip
Ya da kendi kendimize bir masal yaratarak
Farklı diyarlarda yok olacağız.
Düşlerimizde köşeye çekildiğimizde,
Kendi kahramanlarımızı anlatarak
Mutlu insanlara imreneceğiz…
Zaman çivilerken bedenleri
Yorulmaya hazırken içimizdekiler.
Ve hep melekleri bekleyeceğiz;
Gelecekleri ana kadar
Belki dilimizi mühürleyeceğiz.
Ve hep Tanrı’yı isteyeceğiz;
O kendini ispatlayana kadar
Yakararak tükeneceğiz belki de.
Çocukları göreceğiz, yaşlıları,
Geçmişi ve avutuculuğunu da.
Masallardan bir karakter seçip
Ya da kendi kendimize bir masal yaratarak
Farklı diyarlarda yok olacağız.
Düşlerimizde köşeye çekildiğimizde,
Kendi kahramanlarımızı anlatarak
Mutlu insanlara imreneceğiz…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
