Özgürlüğe kaçış içinse tüm çaba
Neden kaçılır ki bedenden, düşünceden.
Son ile sonuç arasında;
bedeni mühürlerken,
düşünceyi çivilerken.
Gözlerde dalış ve içten içe yakarış.
Ait olunduğu yeri arama adına.
Ve hep kendine kaçış aslında.
Yol göstermeyince sezgiler,
İnsanlaşınca ruhun doğası
Kabuğuna yapışan bir istiridye gibi
Kurtulamadığında çıkmazlarından
Yutkun direnen insan!
Aklını yitirirken,
ruhuna direnen
Ve hep bekleyen…
Boşluğu gizlemek adına
Ve boşluğu yok etmeye çalışan…
9 Haziran 2010 Çarşamba
29 Nisan 2010 Perşembe
Marianne
Kıskandığım tek kadındır Marianne
Yüzünü görmem, mizacını bilmem;
Duymam, hissetmem.
Körüklü bir duygu bendeki sadece.
Oysa ben yine de derim ki;
Görmeksizin, bilmeksizin
Kıskanmaya değer özel bir kadın Marianne.
İmrenmeye değer.
Yüzünü görmem, mizacını bilmem;
Duymam, hissetmem.
Körüklü bir duygu bendeki sadece.
Oysa ben yine de derim ki;
Görmeksizin, bilmeksizin
Kıskanmaya değer özel bir kadın Marianne.
İmrenmeye değer.
Efendinin Saltanatı
Bir mesih, bir mistik gibi
Kendi zorunluluklarında boğulan
Boş bir madde…
Uzak olsun bana ki çok uzak.
Tek tanrılı dinin saltanatı
Çok mitli dünyanın efendisi
Alacakaranlığa yerleşsin.
Medet uman boş inanç
Yerleşmeden mümkün olan dünyaya
Yok olsun doğruca boşluğa.
Kendi zorunluluklarında boğulan
Boş bir madde…
Uzak olsun bana ki çok uzak.
Tek tanrılı dinin saltanatı
Çok mitli dünyanın efendisi
Alacakaranlığa yerleşsin.
Medet uman boş inanç
Yerleşmeden mümkün olan dünyaya
Yok olsun doğruca boşluğa.
20 Mart 2010 Cumartesi
Zorba'yla Diyaloglar
Eğlenmesini biliyorsun,
acı çekmesini de dedi;
Eğlenirken acı çekmesini,
acı çekerken eğlenmesini biliyorum dedim.
Mutlu musun dedi;
Mutsuzum diyemeyecek kadar dedim.
Mutsuz musun dedi;
Mutluyum diyemeyecek kadar dedim.
Neden çok konuşuyorsun dedi;
Düşünmemek için dedim.
Neden çok susuyorsun dedi;
Düşünmek için dedim.
Düşünmek acı verir dedim;
İyiler zarar görmesin dedi.
Kötü olmayacak kadar iyiymişim.
Becerebiliyormuşum.
Yüzünde yaşam izleri yok dedi.
Sustum.
Susmayı becerebiliyormuşum.
Benim için gülümser misin dedi;
Şarap yerde,
yaşlarsa gözümde yuvarlanıyordu.
acı çekmesini de dedi;
Eğlenirken acı çekmesini,
acı çekerken eğlenmesini biliyorum dedim.
Mutlu musun dedi;
Mutsuzum diyemeyecek kadar dedim.
Mutsuz musun dedi;
Mutluyum diyemeyecek kadar dedim.
Neden çok konuşuyorsun dedi;
Düşünmemek için dedim.
Neden çok susuyorsun dedi;
Düşünmek için dedim.
Düşünmek acı verir dedim;
İyiler zarar görmesin dedi.
Kötü olmayacak kadar iyiymişim.
Becerebiliyormuşum.
Yüzünde yaşam izleri yok dedi.
Sustum.
Susmayı becerebiliyormuşum.
Benim için gülümser misin dedi;
Şarap yerde,
yaşlarsa gözümde yuvarlanıyordu.
Gövde
Düşünce ekince beyne,
ya da beyin tamamlayınca düşünceyi.
Susar dil sessiz savunuşlarıyla.
Her suskunluk, her hissediş.
Eksikliğidir mutlak doğruluğun.
Ahlaki emir karşısında
aciz olan tutumu.
Yavaşça konuşun karşımda
Sakince öylece.
Her suskunluk
ve her hissedişte yorulmak.
İşte o zaman doğaya yönelir yüzüm.
Sadece gövdedir sizi dinleyen.
Sadece nefes almadan ibaret bir gövde,
Sadece hücreden....
ya da beyin tamamlayınca düşünceyi.
Susar dil sessiz savunuşlarıyla.
Her suskunluk, her hissediş.
Eksikliğidir mutlak doğruluğun.
Ahlaki emir karşısında
aciz olan tutumu.
Yavaşça konuşun karşımda
Sakince öylece.
Her suskunluk
ve her hissedişte yorulmak.
İşte o zaman doğaya yönelir yüzüm.
Sadece gövdedir sizi dinleyen.
Sadece nefes almadan ibaret bir gövde,
Sadece hücreden....
Melez
'Bir şey için yaşıyorum' dedim;
Öyleyse bir şeyler söyle dedi.
Çok şey var söylenecek;
ne ele ne de göğe sığar.
Evet, yaşıyorum dedim.
Bir fahişe için, bir çingene için.
Bir çocuk için, bir ihtiyar için.
Dünya melezmiş,
yükleyince dünyaya herşeyi.
Ve bir zaman sonra öğrendim ki;
kimse için yaşamamak gerektiğini.
'Bir şeyler için yaşatılıyorum' dedim.
Bir düş ve bir de düşünce için.
Öyleyse bir şeyler söyle dedi.
Çok şey var söylenecek;
ne ele ne de göğe sığar.
Evet, yaşıyorum dedim.
Bir fahişe için, bir çingene için.
Bir çocuk için, bir ihtiyar için.
Dünya melezmiş,
yükleyince dünyaya herşeyi.
Ve bir zaman sonra öğrendim ki;
kimse için yaşamamak gerektiğini.
'Bir şeyler için yaşatılıyorum' dedim.
Bir düş ve bir de düşünce için.
Yanılgı
Aramak ve hep kaybetmek.
Varoluşu kanıtlamak için.
Neden bu öfke, bu kuruntu.
Çiçek toprağı kaybetmedikçe...
Ve ben
Her nefeste üzerine basmadıkça,
bir anlam yüklemeyecem.
Ve sen
her tükenişte bana da anlam yükleme,
hiçbir sıfatı da...
Yalnızca bir kelime öyleyse;
Kaybolmuş!
Varoluşu kanıtlamak için.
Neden bu öfke, bu kuruntu.
Çiçek toprağı kaybetmedikçe...
Ve ben
Her nefeste üzerine basmadıkça,
bir anlam yüklemeyecem.
Ve sen
her tükenişte bana da anlam yükleme,
hiçbir sıfatı da...
Yalnızca bir kelime öyleyse;
Kaybolmuş!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
